Deeper
Which one is deeper, psychology or oceans? Nanotechnology or astronomy? Conscious or dreams? Art or science?
While discovering new galaxies, human also investigates the very details of matter. While trying to see the big picture, we also try to understand the tiniest piece of nature. We also go deep in the human mind. The variety of human conscious is endless.
The most interesting of all is that human mind can create a creature which dwells under the very deep ocean before it is discovered.
It seems that imagination is the beginning. The limits of your imagination are the limits of your world.
Zaman Makinesi
İnsanoğlu zaman makinesi keşfetmiş, torunlarının gelecekte bu zamanlara dönebilmesi için şimdiden hazırlıklara başlamış da haberi yok aslında.
İnsanoğlunun keşfedip de aslında zaman makinesi olduğunu anlamadığı şey teknoloji kullanarak hayatımızı kayıt altına almamız. Fotoğraf makineleri, kameralar, ses kayıt cihazları hepsi aslında geçmişi kayıt altına almak için geliştirilmiş teknolojiler.
Bu teknolojileri nasıl kullanırsak ilerde torunlarımız bizim yaşadığımız zamanı ziyaret eder? Kilit soru bu. Şu andaki günlük kullandığımız elektronik aletler ne yazık ki henüz böyle bir simülasyonu gerçekleştirebilecek kadar gelişmiş değil. Ama devletlerin elindeki güçler bir nebze de olsa bunu mümkün kılabilir.
Örneğin İngiltere’nin survellience camera sistemleri. Düşünün ki her gün yarım milyondan fazla kamera çeşitli açılardan sokakları kayıt altına alıyor. Bu görüntüler silinmez ve depolanırsa ilerde insanlar örneğin Londra’daki 2010 yeni yıl kutlamalarını sanki ordaymış gibi 3 boyutlu ve immersive şekilde izleyebilecek.
Hologramlar da bu iş için oldukça uygun bir teknoloji olacak. Hologram teknolojisinde gözlük falan takmadan üç boyutlu dijital cisimler yaşadığımız fiziksel dünyanın bir parçası halini alabiliyor. Yani üç boyutlu dijital cisimleri etrafımızda görebilir ve hatta son gelişmelere göre onlara dokunabiliyoruz. Dolayısıyla bu teknoloji kullanılarak ilerde geçmiş yılların kayıtları üç boyutlu hale gelebilir ve biz bunların içinde dolaşabiliriz.
Zamana makinası konulu filmlerin hepsi geçmişe ya da geleceğe gittiğimizde orada her hangi biriyle iletişime geçersek tarihin değişip değişmeyeceği merakına cevap vermeye çalışır. Örneğin Back to the Future’da Marty McFly gelecekteki hali ile ya da geçmişteki dedeleriyle kesinlikle konuşmamalıdır ve onlara görünmemelidir. Yoksa tarihte dramatik değişikliklere neden olabilir.
Şimdi bahsettiğim zaman makinasında ise böyle bir meraka yer yok. Tairihi değiştirmek mümkün değil zaten çünkü her şey bir simülasyon. Geçmişi izlemek, belli ölçülerde onun içine girmek, ordaymış hissini yaşamak burada mümkün olan.
Understanding Art
“We are reluctant, with regard to music and art, to examine our sources
of pleasure and strength. In part we fear success itself—we fear that understanding
might spoil enjoyment. Rightly so! Art so often loses power
when its psychological roots are exposed”
—Marvin Minsky
page 1 of
Art and Complexity – edited by John Casti and Anders Karlqvist
Over-Reliance on Technology is an Ever-Present Danger
Aşağıdaki linkte bulunan yazının başlığını okuduğumda beni içinde yaşadığım yalanın dışına çıkarabilecek güçlü fikirler içeren bir yazı olduğunu düşünürek heyecanlandım. Ancak ne yazık ki beklediğim etkiyi yaratmadı.
“http://www.information-management.com/news/technology_insurance-10015930-1.html”
Başlık bir çok konu açısından ele alınabilecek, farklı yönlerden ulaşılabilecek bir çıkarımdan oluşuyor. Başlığın altındaki yazı ise iş dünyasında (özellikle sigortacılık sektöründe) teknolojinin sağladıkları ve sağlayamadıkları ile sınırlı. Sanırım, başka bir açıdan yaklaşılsaydı benim için daha inandırıcı ve referans alabileceğim bir nokta olabilirdi.
Aslında, teknolojinin beynimde dolaşan saymakla bitmeyecek yararlarına bir dur diyecek, en azından bunları dengeleyecek yeni ve karşıt fikirlere ihtiyacım var. Ama tabiki de bu fikirler din ya da kapitalizm tabanlı olursa kafamda tartışma yaratabilecek bir etkiyi yapamazlar.
Bakalım neler çıkacak ilerde karşımıza.
Art. What is it for?
“Art does not reproduce what we see; rather, it makes us see.”
Paul Klee
Are you human?
In recent years, a new practice emerged for the access to websites. You have to enter a code written in blurry, crinkled or distorted fonts as well as your username and password. Millions of people are exposed to this exercise several times a day, however, I guess not many of them intorragate why it exists. In practice, this code makes clear if you are a robot visitor or human. If the code is entered right, it is the proof of being human because the code is invisible to the robot visitors. Thus, they can not pass through. The website admins use it to eliminate the robot visits.
Today, I wanted to access a website, and there was a question “Are you human?”. The website admin chose to ask it directly. It is quite funny when you face a question like that. Am I human?
It seems like I am a human but sometimes I act like an animal says my wife and I feel like robot when I go work everyday at 9 am.
Reminisence track list
1. Go Blank
2. Start over
3. Infinitesimal memories
4. RAM
5. Faces
6. Stories of good people
7. Fabricated memories
8. 2nd mental breakdown
9. Simulated memories
Amon Tobin
Amon Tobin kendine güzel bir site yapmış.
http://www.amontobin.com/field/
Uzaydaki ya da denizin dibindeki yaratıkları buluyorsun, üzerine tıklayarak sample yükleyip yüklenen samplelardan yapılmış şarkıyı dinliyorsun. Her sample yüklenişinde farklı bir müzik ve video mu üretiliyor? Onu kestiremedik. Sanırım hep aynı şeyler çalıyor.
Yeni Bir Yalana Uyanmak
Hayat boyu uğraşlarımız bizi ölüme kadar geçen zamanda oyalamaktan daha fazla bi işe yaramıyor. Bazen insanlar tek bir yalanla hayat geçiriyor, bazıları da bir yalandan diğerine uyanıp hep en dışarıya, en üst düzey farkındalığa, ulaşmayaçalışıyor. Ve sonunda herkes ölüp gidiyor. Çoğunun ismi, fikirleri, tecrübleri bedenleri ile ölüyor, bazı özel insanlar ise yeni doğanların aklında yaşamaya devam ediyor.

bir yorum yazın