Humblemenot

Art. What is it for?

Posted in art, wise by humblemenot on Ağustos 13, 2009

“Art does not reproduce what we see; rather, it makes us see.”

Paul Klee

Tagged with: ,

Are you human?

Posted in computer by humblemenot on Ağustos 12, 2009

In recent years, a new practice emerged for the access to websites. You have to enter a code written in blurry, crinkled or distorted fonts as well as your username and password. Millions of people are exposed to this exercise several times a day, however, I guess not many of them intorragate why it exists. In practice, this code makes clear if you are a robot visitor or human. If the code is entered right, it is the proof of being human because the code is invisible to the robot visitors. Thus, they can not pass through. The website admins use it to eliminate the robot visits.

Today, I wanted to access a website, and there was a question “Are you human?”. The website admin chose to ask it directly. It is quite funny when you face a question like that. Am I human?

It seems like I am a human but sometimes I act like an animal says my wife and I feel like robot when I go work everyday at 9 am.

Tagged with:

Reminisence track list

Posted in music by humblemenot on Ağustos 10, 2009

1. Go Blank

2. Start over

3. Infinitesimal memories

4. RAM

5. Faces

6. Stories of good people

7. Fabricated memories

8. 2nd mental breakdown

9. Simulated memories

Amon Tobin

Posted in music by humblemenot on Ağustos 10, 2009

Amon Tobin kendine güzel bir site yapmış.

http://www.amontobin.com/field/

Uzaydaki ya da denizin dibindeki yaratıkları buluyorsun, üzerine tıklayarak sample yükleyip yüklenen samplelardan yapılmış şarkıyı dinliyorsun. Her sample yüklenişinde farklı bir müzik ve video mu üretiliyor? Onu kestiremedik. Sanırım hep aynı şeyler çalıyor.

Tagged with: ,

Yeni Bir Yalana Uyanmak

Posted in wise by humblemenot on Ağustos 10, 2009

Hayat boyu uğraşlarımız bizi ölüme kadar geçen zamanda oyalamaktan daha fazla bi işe yaramıyor. Bazen insanlar tek bir yalanla hayat geçiriyor, bazıları da bir yalandan diğerine uyanıp hep en dışarıya, en üst düzey farkındalığa, ulaşmayaçalışıyor. Ve sonunda herkes ölüp gidiyor. Çoğunun ismi, fikirleri, tecrübleri bedenleri ile ölüyor, bazı özel insanlar ise yeni doğanların aklında yaşamaya devam ediyor.

Tagged with: , , ,

Interaction without technology

Posted in art, interaction by humblemenot on Ağustos 7, 2009

Measuring the Universe (2007) is a nice example of a piece of art which claims to be created by its audience, yet it is not technologically interactive.

“… is a performance-based work in which the height of each visitor is recorded on the gallery’s wall by a Museum attendant, eventually creating a unique wall drawing and a visual record of thousands of museum visitors.”

http://www.moma.org/visit/calendar/exhibitions/980

They created the touchable virtual reality

Posted in interaction, technology by humblemenot on Ağustos 7, 2009

Today, it is announced that japanese researchers created a fully immersive virtual reality which you can feel by touching. The system is a combination of motion tracking, holograms and ultrasonic waves. This is surely one step further in interactivity. Here is the video explaining the details:

http://gizmodo.com/5331335/holograms-are-ready-for-your-groping

under the video section, people argue about a funny outcome of such a technology. Would it be cheating if you have sex simulation with an hologram girl? some say yes for sure, some say that is nothing emotional. One of them can not wait for the pornograms he is going to interact with. ha aha.

Last night, I was watching Ghost in the Shell (Innocence), a similar question was asked in the movie by a wise  woman who seemed to be  the director of a robot laboratory. What about sex with a robot? “a sex-droid”.

I guess this is going to be a subject of ethical discussions in the technology era.

Bilimin çözemedikleri

Posted in science by humblemenot on Ağustos 7, 2009

Bilimin çözemediği insan davranışlarını sıralamışlar:

Yüz kızarması: İngiliz doğa tarihçisi Charles Darwin, insanın yalan söylediğinde diğerlerinin bunu anlamasını sağlamak için yüzünün kızaracağı şekilde evrimleştiği teorisiyle açıklamaya çalıştı. Bazı bilim adamları ise bunun zayıflığı ifşa ederek, olaylarla yüzleşmeye ya da daha içten davranmaya yardımcı olduğu fikrini savundu.
Kahkaha atmak: İnsanın ruh halini iyileştiren endorfin hormonu nedeniyle güldüğü düşünülüyor. Ancak 10 yıllık bir araştırmanın sonuçları, insanın espriden çok vasat sözler karşısında kahkaha attığını ortaya koyuyor.
Öpüşmek: Tüm toplumlarda görülmeyen, bu doğrultuda genetik olamayacağı yargısına varılan öpücük, emzirme ve eski insanların çocuklarını ağızlarıyla besleme alışkanlıklarıyla ilişkilendiren teorilere bağlanıyor.
Rüya görmek: Avusturyalı nörolog Sigmund Freud’un, rüyaların bilinç altını yansıttığına ilişkin teorisine şüpheyle yaklaşılıyor. Rüyanın, genel olarak hisleri yansıttığı söylenebilir, ancak garip düşler görülmesinin nedeni henüz tam olarak açıklanamadı.
Batıl inançlar: Dinin, bir anlam taşımayan, tuhaf, ancak rahatlatan alışkanlıklar olarak nitelendirilen batıl inançları tetiklediği düşünülüyor.
Burun karıştırmak: Her dört gençten biri, günde ortalama 4 kez burnunu karıştırıyor ve bunun nedeni bilinmiyor. Burun karıştırmanın, bağışıklık sistemini güçlendirdiğine inananlar var.
Ergenlik: Diğer hiçbir hayvanın bu dönemden geçmediğine dikkati çekiliyor. Bazı bilim adamları bu dönemin, insan beyninin olgunluk çağına geçmeden önce kendini yeniden düzenlemesine yardımcı olduğunu ya da gelecekteki sorumluluk dolu yıllar öncesinde insanın, davranış biçimleri açısından kendini denemesine izin verdiğini düşünüyor.
Fedakarlık yapmak: Bu davranışın, insanlar arasındaki bağların geliştirilmesine yönelik olabileceği gibi sadece keyif verdiği için yapılabileceği savunuluyor.
Sanatsal faaliyetler: Dans etmekten, heykel tıraşlığa tüm sanat biçimlerinin, kişinin kendisini gösterme ve beğendirme isteğinden kaynaklanabileceği belirtiliyor. Nitekim bunun, sadece bilgi ve deneyim paylaşımı için bir araç olabileceği de düşünülüyor.

Tagged with:

Kafka

Posted in art by humblemenot on Ağustos 6, 2009

Kafka, hayatı boyunca bir sigorta şirketinde çalışmış.

Tagged with: ,

Kadınlar

Posted in wise by humblemenot on Ağustos 6, 2009

Kadınları üçe ayırmak lazım: At gibi olanlar, zarif olanlar ve çirkin olanlar…

Tagged with:
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.